ÖRGÜTLENME ÖZGÜRLÜĞÜ, TOPLU PAZARLIK VE ENDÜSTRİYEL İLİŞKİLER siyasi yakınlığı bulunan sendikaların üyelerini hedef almak için kullanıldığını belirttiğini kaydetmektedir. Komite, bu iddiaları doğrulayacak bir konumda olmamakla beraber, Sözleşme tarafından işçilere tanınan sendikal ayrımcılığa karşı korumanın tüm siyasi koşullar altında geçerli olduğunu düşünmektedir. Sendika üyeleri, mevcut yasalara uygun hareket ettikleri sürece, özellikle olağanüstü hal sırasında, sadece üye oldukları örgütün siyasi yakınlıklarına dayanan işten çıkarmalara karşı korunmalıdır. Bunun yanı sıra, Komite kamu sektöründe hükümet yanlısı sendikaların lehine olacak şekilde siyasi muhalefete yakın olan sendikaları zayıflatmayı amaçlayan işten çıkarmaların, işveren hâkimiyetindeki işçi örgütlerini desteklemeyi amaçlayan bir müdahale eylemi sayılacağını ve Sözleşmenin hem 1. hem de 2. maddesini ihlal edeceğini düşünmektedir. Komite, ilgili gerçekleri incelemek için gerekli imkânlara sahip olan Soruşturma Komisyonu'nun ve Komisyon'un kararlarına ilişkin temyizleri incelemekle yetkili olan Ankara idari mahkemelerinin bu noktalara gereken önemi göstereceğini güçlü bir şekilde ummaktadır. Olağanüstü hal kapsamında sendika üyeleri ve görevlilerinin işten çıkarılması ve Soruşturma Komisyonu'nun işleyişine ilişkin kendisine sunulan bilgileri dikkate alarak, Komite halen sendika görevlileri ve üyelerini etkilemeye devam eden yüksek sayıdaki askıya alma ve işten çıkarma vakaları göz önünde bulundurularak gelişen bu durum hakkında derin endişelerini dile getirmektedir. Komite, Komisyon'un ve kararlarını gözden geçiren Ankara İdari Mahkemeleri'nin kamu sektöründeki sendika üyeleri ve görevlilerinin işten çıkarılma gerekçelerini dikkatli bir şekilde inceleyeceğini ve sendikalaşma özgürlüğüne karşı veya müdahaleye giren sebeplerle işten çıkarılan sendikacı başvuru sahiplerinin işlerine iade edilmelerini sağlayacağını güçlü bir şekilde ummaktadır. Komite, Hükümet'in Komisyon'un işleyişi hakkında bilgi sunmaya devam etmesini, özellikle de sendika üyeleri ve görevlilerinden gelen başvuruların sayısını ve Komisyon tarafından gerçekleştirilen incelemelerin sonuçlarını beyan etmesini talep etmektedir. Komite ayrıca Hükümet'in sendika üyeleri ve görevlilerine ilişkin Komisyon'un verdiği olumsuz kararlara yönelik temyizlerin sayısı ve sonuçlarına ilişkin de bilgi sunmasını talep etmektedir. Madde 1. İstihdam sırasında sendika karşıtı ayrımcılık. Komite, KESK ve EĞİTİM-SEN'in ve bağlı sendikalarının yüzlerce üyelerinin, özellikle de eğitim sektöründe olanların, 2016 (ağırlıklı olarak sendika faaliyetlerine ve etkinliklerine katılımdan dolayı, en az 122 transfer) ve 2017 (1.190'ı eğitim sektöründe olmak üzere 1.267 transfer) yıllarında kendi istekleri dışında işyerlerinin değiştirildiğini iddia eden gözlemlerini belirtmektedir. Sendikaların gözlemleri, sendika üyeleri ve görevlilerinin, 10 Ekim 2015 tarihinde Ankara'da gerçekleşen bombalı saldırıya tepki olarak düzenlenen basın açıklamaları, protestolar veya grevler de dâhil olmak üzere çeşitli sendika faaliyetlerine katılım sonucunda veya sosyal medyada paylaşılan yorumlarla ilgili olarak disiplin soruşturmalarına ve zorla transferlere ve bazen de beraberinde derecesini düşürmeye / tenzili rütbeye maruz kaldıkları 116 vakayı detaylı şekilde sunmaktadır. Komite, KESK'in bu sorunu çözmek için bazı sendikaların inisiyatif alması ve yetkili makamlarla diyalog kurması sonucunda, transfer edilen sendika üyelerinin bazılarının önceki işyerlerine yakın işyerlerine gönderildikleri ve bakmakla yükümlü oldukları özel gereksinimleri olan kişiler bulunan çok az sayıda üyenin önceki işyerlerine geri gönderildikleri yönündeki beyanına dikkat çekmektedir. Ancak, KESK'e göre, 14 kamu görevlisinin işyerlerinin değiştirilmesi yönündeki karar, bakmakla yükümlü oldukları özel gereksinimleri olan kişiler olmasına rağmen iptal edilmemiştir. Komite ayrıca, KESK'in 4688 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca imzalanan sosyal denge tazminatı sözleşmeleri denilen sözleşmelerin daha yüksek ücretler talep ederek ve yardımların dağıtımını çalışanın temiz disiplin siciline bağlı olarak gerçekleştirerek azınlık sendikaları üyelerine karşı ayrımcılık yapan hükümler içerdiğini iddia eden gözlemlerini de belirtmektedir. KESK bu bağlamda, hükümet yanlısı olduğu iddia edilen MEMUR-SEN'e bağlı olan Bem-Bir-Sen'in çoğunluk, KESK'e bağlı olan TÜM BEL SEN'in ise azınlık sendikasını temsil ettiği Gaziantep ve Kocaeli'de imzalanan anlaşmalara değinmektedir. KESK ayrıca, bu durumdan etkilenen birtakım çalışanların ayrımcı hükümlere karşı dava açtığını ve bu davaların halen devam ettiğini ifade etmektedir. Komite, belirli sendikaların ve üyelerinin baskı altına alındığı iddiasına yönelik söz konusu örneklerin çoğunlukla olağanüstü hal gereklerinin devamlı surette göz ardı edildiği veya ihlal edildiği durumları veya hukuka aykırı grev çağrılarının yapıldığı durumları veya 2911 sayılı Kanun'u ihlal eden açık hava faaliyetlerinin gerçekleştirildiği durumları veya statülerini ihlal ederek siyasete dâhil olan kamu görevlilerine disiplin usullerinin uygulandığı durumları içerdiğini ifade ettiği Hükümet’in genel yanıtını kaydetmektedir. Hükümet, son olarak, idarenin tüm eylemlerine karşı yerel idari veya yargısal hukuk yollarının açık olduğunu ifade etmektedir. Komite, gözlemlere göre sendikaların bu sorunu çözmek için yetkili makamlara başvurduğunu ve nispeten başarı sağladıklarını kaydetmekle beraber, Sözleşme'nin 1. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca işçilerin istihdam sırasında sendika üyeliği veya sendika faaliyetlerine katılım nedeniyle zarar görmelerine neden olan transferler ve tenzili rütbe/derecesini düşürme gibi önlemlere karşı korunması gerektiğini ve grevlere ve basın açıklamalarına katılımın meşru sendika faaliyetleri arasında olduğunu da hatırlatmak durumundadır. Komite dolayısıyla Hükümet'in gelecekte sendikalaşma özgürlüğüne karşı transferler ve tenzili rütbelerin/derece düşürmelerin engellenmesi için gerekli önlemleri almasını ve sendikal ayrımcılığa neden olan önlemlerin halen uygulamada olması halinde bunların derhal kaldırılmasını sağlamasını talep etmektedir. Komite ayrıca Hükümet'in belirli sosyal denge anlaşmalarında ayrımcı hükümlerin yer alması konusunda KESK tarafından ileri sürülen iddialara da cevap vermesini talep etmektedir. Madde 4. Toplu pazarlığın desteklenmesi. Sektörler arası pazarlık. Önceki yorumlarında, Komite, Hükümet'in (6356 sayılı) Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun bir toplu iş sözleşmesinin, aynı işkolundaki bir veya birden fazla işyerini kapsayabileceğini öngören 34. maddesinin etkilerini gözden geçirmesini ve bu maddenin tarafların sektörler arası bölgesel veya ulusal sözleşmeler yapma ihtimalini kısıtlamayacak şekilde değiştirilmesini düşünmesini talep etmiştir. Komite, Hükümet'in ve TİSK'in beyanlarına göre, işyeri düzeyinde, işletme düzeyinde ve grup düzeyinde sözleşmelere ve aynı zamanda işkolu düzeyinde çerçeve sözleşmelere imkân tanıyan mevcut çok düzeyli/seviyeli toplu pazarlık sisteminin Türkiye'deki uzun bir geçmişe ve sağlam temellere dayanan endüstriyel/sektörel ilişkiler sisteminin bir ürünü 168

Hedef paragraf seç3