ÖRGÜTLENME ÖZGÜRLÜĞÜ, TOPLU PAZARLIK VE ENDÜSTRİYEL İLİŞKİLER
Türkiye
87 No'lu Sendika Özgürlüğü ve Sendikalaşma Hakkının Korunması Sözleşmesi,
1948 (Onay tarihi: 1993)
Komite, Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC) tarafından 1 Eylül 2017 ve 1 Eylül 2018 tarihlerinde sunulan
gözlemleri ve aynı zamanda bunlara bağlı olan Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu'nun (DİSK) ve Kamu
Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu'nun (KESK) gözlemlerini ve Hükümet'in bu gözlemlere verdiği yanıttan söz
etmektedir. Komite aynı zamanda Uluslararası İşverenler Örgütü (IOE) tarafından 1 Eylül 2018 tarihinde aktarılan
Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu'nun (TİSK) gözlemlerini ve de 1 Ekim 2018 tarihinde Eğitim Enternasyonali
(EI) ve Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (EĞİTİM-SEN) tarafından sunulan gözlemleri ve Hükümet'in bunlara
verdiği yanıtı belirtmektedir. Ayrıca, Hükümet'in raporu ile birlikte sunulan TİSK ve Türkiye İşçi Sendikaları
Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) gözlemlerini de kaydetmektedir. TÜRK-İŞ'in gözlemlerine göre, özel istihdam büroları
tarafından geçici olarak istihdam edilen işçilerin sıklıkla sektör değiştirmeleri ve Türkiye'deki sendikalaşmanın sektör
temelli olmasından dolayı sendika haklarından faydalanamadıkları iddia edilmektedir. Ayrıca özellikle özel sektördeki
işyerlerinde işçiler üzerinde işveren tarafından belirlenen sendikaya katılma yönünde baskılar yapıldığı şeklinde iddialar
da ileri sürmektedirler. Komite Hükümet'in bu konudaki yorumlarını sunmasını talep etmektedir.
İnsan Hakları. Komite yıllardır Türkiye'deki insan hakları durumuna ilişkin yorumlarda bulunduğunu hatırlatmaktadır.
Komite, ITUC, KESK ve DİSK'in gözlemlerini, DİSK ve KESK'in ve bağlı sendikalarının pek çok gösterisi ve basın
açıklamasının yasaklandığı iddialarını, çok sayıda sendika üyesi ve görevlisinin tutuklanmasını ve işten çıkarılan KESK
yöneticilerinin pasaportlarının alınmasına değinmektedir. Komite, belirli sendikaların ve üyelerinin baskı altına alındığı
iddiasına yönelik söz konusu örneklerin çoğunlukla olağanüstü hal gereklerinin devamlı surette göz ardı edildiği veya
ihlal edildiği durumları veya hukuka aykırı grev çağrılarının yapıldığı durumlarıya da 2911 sayılı Kanun'u ihlal eden açık
hava faaliyetlerinin gerçekleştirildiği durumları veya statülerini ihlal ederek siyasete dâhil olan kamu görevlilerine
disiplin usullerinin uygulandığı durumları içerdiğini ifade ettiği Hükümet’in genel yanıtına işaret etmektedir. Hükümet,
son olarak, idarenin tüm eylemlerine karşı yerel idari veya yargısal hukuk yollarının açık olduğunu ifade etmektedir.
Komite, Hükümet'in bir kez daha işçilerin ve işverenlerin Sözleşme kapsamındaki haklarını tam ve özgür bir şekilde
kullanabilmeleri için her türlü şiddet, baskı veya tehditten uzak bir ortam sağlanması doğrultusunda alınan önlemler
konusunda bilgi sunmasını talep etmektedir. Bu bağlamda, Komite, Hükümet'in sendika üyeleri ve kamu
görevlilerinin bahsedilen idari veya yargısal hukuk yollarına başvurup başvurmadığını ve ne gibi sonuçlar aldıklarını
göstermesini talep etmektedir.
Sözleşme'nin 2. Maddesi. İşçilerin, herhangi bir ayrım yapılmaksızın örgüt kurma ve örgütlere katılma hakkı. Önceki
yorumlarda, Komite, 2012 yılında değiştirilen 4688 sayılı Kanun'un 15. maddesinin kıdemli kamu çalışanları, sulh
hâkimleri ve hapishane gardiyanlarını sendikalaşma hakkının dışında tuttuğunu belirtmiştir. Komite, Hükümet'in 2015
KESK gözlemlerine karşılık sunduğu ve 30 Eylül 2015 tarihli bir mahkeme kararında, Anayasa Mahkemesi'nin 4688
sayılı Kanun'un 15. maddesinin (a) fıkrasında ortaya konulan kısıtlamayı yürürlükten kaldırdığını ve dolayısıyla Türkiye
Büyük Miller Meclisi İdari Teşkilatı'nın sendikalaşmasına imkân sağladı��ını ifade eden beyanını kaydetmektedir.
Hükümet ayrıca Kanun'un 15. maddesinde yer alan kısıtlamaların güvenlik, adalet ve üst düzey memuriyet gibi
aksaklıkların telafi edilemeyeceği kamu hizmetleriyle sınırlı olduğunu da eklemektedir. Komite, KESK'in kamu
görevlilerinin sendikalaşma hakkına ilişkin belirli kısıtlamaları kaldıran Nisan 2013 ve Ocak 2014 tarihli Anayasa
Mahkemesi kararlarını memnuniyetle karşılayan ancak iddiaya göre kamu görevlilerinin altıda birini etkileyen geriye
kalan kısıtlamaları eleştiren gözlemlerine yer vermektedir. Sözleşme'nin uygulanmasına ilişkin istisnaların yalnızca
silahlı kuvvetler ve polise mahsus olduğunu hatırlatarak, Komite bir kez daha Hükümet'in 4688 sayılı Kanun'un 15.
maddesinin gözden geçirilmesi ve tüm kamu görevlilerine istedikleri örgütleri kurma ve istediklerine katılma hakkı
verilmesini sağlayacak şekilde değiştirilmesi için gereken önlemleri almasını talep etmektedir.
164