bürokrasisi işbirliği ile “makbul” sendikalar desteklenmiş; işçiler üzerinde farklı türden baskılar
kurularak, “makbul” (Geneli Hak-İş’e üye sendikalar olduğunu söylemek mümkün) sendikalara
üye olmaları sağlanmıştır.
Diğer yandan en faza temsiliyete sahip iki sendikanın Genel İşler işkolunda olması ise pek de
şaşırtıcı olmasa gerek. Çünkü bu işkolundaki
yüzde 53,136 temsiliyet oranını sadece üç sendika sağlamaktadır.
Tablo 4 - İşkolu barajını geçen en fazla ve en az temsiliyete sahip
sendikalar (Yüzde)
Bağlı olduğu
konfederasyon
Sendikanın adı
2025 Temmuz yüzdelik
oranı
HAK-İŞ
ÖZ-SAĞLIK-İŞ
28,454
HAK-İŞ
HİZMET-İŞ
26,011
TÜRK-İŞ
TES-İŞ
23,576
DİSK
GENEL-İŞ
15,686
TÜRK-İŞ
TÜRK-METAL
14,461
HAK-İŞ
ÖZ ORMAN-İŞ
13,770
HAK-İŞ
ÖZ FİNANS-İŞ
13,705
TÜRK-İŞ
TÜRK MADEN-İŞ
12,927
TÜRK-İŞ
T.ÇİMSE-İŞ
12,780
TÜRK-İŞ
TÜRKİYE HABER-İŞ
11,461
TÜRK-İŞ
BELEDİYE-İŞ
11,439
TÜRK-İŞ
BASİSEN
10,402
HAK-İŞ
ÖZ BÜRO-İŞ
1,193
DİSK
DEV MADEN-SEN
1,188
DİSK
NAKLİYAT-İŞ
1,176
DİSK
DİSK BASIN-İŞ
1,131
BAĞIMSIZ
GÜVENLİK-KORUMA
İŞ
1,130
BAĞIMSIZ
BANKSİS
1,123
DİSK
TEKSTİL
1,045
DİSK
GÜVENLİK-SEN
1,040
TÜRK-İŞ
T.ORMAN İŞ
1,010
Tablo 4’ün alt kısmında da işkolu barajını az bir
farkla aşan sendikalar verilmiştir. DİSK’in barajı
geçen 10 sendikasının 5’i bu kısımda yer almaktadır. Bu sendikaların genellikle özel sektörde örgütlü olduklarının altını çizmekte fayda var. Özel
sektördeki sendikal örgütlenme mücadelesinin
kamu sektörü ile kıyaslanmayacak kadar zor olduğunu göz önüne aldığımızda bu sendikaların
başarısını daha net anlayabiliriz.
12
Sonuç yerine: Sendikalar kamu işyerlerin
sendika-siyaset kıskacında
Sendikaların üye kayıplarının gerekçelerini açıklamaya çalıştık. Ancak istatistiklerde sendikal
hareketin geleceğine dair örgütlenme başarılarını işaret eden bir göstergeye rastlayamadık.
Sendikaların bir birinden üye devşirme mücadelesi Türkiye’deki sendikal hareket temelinde işçi
sınıfına zarar vermektedir. Hak-İş ve Türk-İş’e
bağlı sendikalar, örgütsüz işçileri sendikalara
üye yapmak yerine, örgütlü kamu işyerlerinde
birbirlerinin üyelerini devşirme mücadelesi içerisindeler. Kamu işyerlerindeki örgütlenme mücadelesinde “kazanan” da siyasi iktidarın “makbul”
sendikaları siyaset-kamu bürokrasisi eliyle desteklemesi sonucu belirlenmektedir.
Türkiye’de sendikal istatistikler, istisnaları dışarda bırakarak, işçi sendikalarının sendika-siyaset
kıskacında can çekiştiklerini gösteriyor. Daha da
açmak gerekirse, siyaset eliyle büyüyen sendikaların olası bir iktidar değişikliğinde sabun köpüğü gibi, bir balon gibi sönmesi ve hızlı bir şekilde üye kaybetmesi muhtemeldir. Yerel seçimler
sonrası belediyelerde yaşananlar bu savımızı
destekler niteliktedir. Dolayısıyla kamu sektöründe örgütlenme mücadelesi sendikal harekete
büyük zarar vermekte ve bu da sendikal istatistiklere yansımaktadır.