SENDIKAL HAKLARI IZLEME AĞI
bildirmekten çekinmiş olmaları olasıdır. Nitekim herhangi bir ihlal olmadığını
ifade eden “hiçbiri” seçeneği varken yanıtlayıcıların çok ciddi bir bölümü soruyu yanıtlamama seçeneğini tercih etmiştir.
Tablo, işyerlerinde sendikal hak ihlallerinin yaygın, çok boyutlu ve sistematik
bir nitelikte olduğunu göstermektedir. Yanıtlar incelendiğinde en sık rastlanan
sendikal hak ihlallerinin işten atma tehdidi (%44,2), psikolojik baskı (%41,8),
sendikal ayrımcılık (%34,6), üyelik engelleme (%26,4) ve istifaya zorlama olduğu görülmektedir. Bu tablo, sendikal örgütlenmenin işverenler tarafından çok
yönlü baskı altına alındığını ortaya koyması bakımından önemlidir.
18
Bu bölümde, bu çok yönlü baskı mekanizmasını somutlaştırabilmek için işçilerin son 3 yılda yaşadıkları sendikal hak ihlalleri dört temel sosyodemografik
değişkenden (cinsiyet, yaş, medeni durum ve eğitim düzeyi) hareketle incelenmektedir. Veriler sendikal baskının hem yaygın hem de hedef gruplara göre
farklılaşan bir yapıda olduğunu göstermesi bakımından çarpıcıdır.
Veriler cinsiyet açısından değerlendirildiğinde; üyeliğin engellenmesi (%28,1),
istifaya zorlanma (%25,5), psikolojik baskı (%44,4), sendikal ayrımcılık (%36,6)
ve sendika aleyhine propaganda (%29,4) erkek işçiler tarafından daha yüksek
oranda bildirilmiştir. Bu durum önceki bölümde tartıştığımız sendikaların erkek ağırlıklı yapısı ve sendikal öznelerin ağırlıklı olarak erkeklerden oluşması ile
bağlantılıdır. Ancak sendikal baskı ve ihlaller konusunda kadın işçilere ilişkin iki
nokta dikkat çekicidir.
•
Birincisi, işten atılma tehdidi her iki cinsiyette de aynı düzeyde olmasına rağmen, işten atılma oranı kadınlarda erkeklerden daha yüksektir.
Sendikal öznelerin ağırlıklı olarak erkeklerden oluşmasına rağmen kadın işçilerde işten atılma oranı (%23,1) erkek işçilerden daha yüksektir
(%15,7). Bu durum kadınların istihdam içerisindeki konumlanışları ile
ilgili görünmektedir. Kadınlar cinsiyete dayalı yatay ayrışma nedeniyle
görece düşük vasıflı ve düşük gelirli işlerde yoğunlaşmakta, bu da onları işveren karşısında kırılganlaştırmaktadır.
•
İkincisi, gözaltı ve tutuklanma oranları kadın işçilerde (%9,6) erkek işçilerden (%5,2) daha yüksektir. Kadınların sendikal eylemlerinin daha
sert müdahaleye maruz kalabildiğini gösteren bu bulgu aynı zamanda,
kadınların içinde yer aldıkları eylemlerin erkek egemen sistem tarafından bir tehdit olarak algılandığı için daha sert müdahaleye konu edilmesi şeklinde yorumlanabilir.