ÖRGÜTLENME ÖZGÜRLÜĞÜ, TOPLU PAZARLIK VE ENDÜSTRİYEL İLİŞKİLER konusunda yasalar tarafından öngörülen şartların, kendi işkolunda en yüksek temsil düzeyine sahip bir sendikanın bu kuruluşların çalışmalarıyla bağlantılı olmasının engellenmesini amaçladığı durumda Sözleşme ilkelerinin ihlal edildiği dikkate alınarak, Komite, Hükümet'in 4688 sayılı Kanun'un ve uygulanmasının, Devlet idaresine dâhil olmayan kamu görevlileri açısından, her koldaki en yüksek temsil düzeyine sahip sendikaların toplu sözleşmeler için, birden fazla hizmet kolu ile ilgili konular da dahil olmak üzere, teklif sunabilmesini sağlamasını bir kez daha talep etmektedir. Kamu sektöründe toplu pazarlık. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu. Bir önceki yorumunda Komite, 4688 sayılı Kanun'un 29, 33 ve 34. maddeleri uyarınca, kamu sektöründe müzakere yapılamaması halinde, kamu idaresi adına KİH başkanı (Çalışma Bakanı) ve kamu görevlileri adına KGSH başkanının (an itibarıyla MEMUR-SEN konfederasyonu başkanı) Kamu Görevlileri Hakem Kurulu'na başvurabildiğini kaydetmiştir. Kurul kararları kesin hüküm ve toplu sözleşme ile aynı etki ve yürürlüğe sahip olacaktır. Komite, Hükümet'in KESK'in Kamu Görevlileri Hakem Kurulu'nun çoğunluğunun işverenler ve Bakanlar Kurulu tarafından atandığını ve bunun da kurumun bağımsızlığı hakkında şüphe yarattığı şeklindeki gözlemine cevap vermesini talep etmiştir. Komite, Hükümet'in bu bağlamda, 2 Temmuz 2018 tarihli ve 703 sayılı KHK uyarınca Cumhurbaşkanı'nın Kurul başkanlığına bir kıdemli hâkim ve Bakanlıklardan ve kamu kurumlarından dört üye ile ilgili bir alanda çalışan bir akademisyen atama yetkisine sahip olduğu yönündeki beyanını kaydetmektedir. Öte yandan, kurulun dört üyesi doğrudan temsil düzeyi en yüksek olan üç kamu görevlileri sendikaları tarafından ve bir üye de bu konfederasyonlar tarafından teklif edilen akademisyenler arasından Cumhurbaşkanı tarafından seçilerek atanmaktadır. Hükümet, Kurul'un 11 üyesinin yargı bağımsızlığına sahip olan ve yürütme erkinden emir alamayan bir hâkim başkanlığında, beşi kamu görevlileri örgütleri tarafından seçilen on üyeden oluşması neticesinde oldukça dengeli bir kurum olduğunu ileri sürmektedir. Hükümet tarafından sağlanan bilgiler doğrultusunda, Komite yakın zamanda kabul edilen 703 sayılı KHK uyarınca, başkan da dâhil olmak üzere Kurul'un 11 üyesinden yedisinin Cumhurbaşkanı tarafından atandığını belirtmektedir. Komite bu seçim sürecinin Kurul'un bağımsızlığı ve tarafsızlığı konusunda şüphelere yol açtığını düşünmektedir. Dolayısıyla Komite, Hükümet'in Kamu Görevlileri Hakem Kurulu üyeliklerinin veya üyelerin görevlendirilmesinde kullanılan yöntemin bağımsızlığını ve tarafsızlığını daha net bir şekilde gösterecek ve tarafların güvenini kazanacak şekilde yeniden yapılandırılması için gerekli önlemleri almasını talep etmektedir. Kamu sektöründe toplu pazarlık. Sosyal denge tazminatı sözleşmeleri. Bir önceki yorumunda, Komite yerel yönetim hizmetleri kolunda doğrudan işveren (yerel yönetim) ve kamu görevlilerini temsil eden sendikalar arasındaki müzakerelerin 2012 yılındaki değişikliklere kadar uzun süredir yapılmakta olduğunu ve bunların sonucunda on binlerce işçinin faydalandığı pek çok toplu sözleşmenin ortaya çıktığını, fakat 4688 sayılı Kanun'un değiştirilen 32. maddesinin uygulanması sonucunda “sosyal denge tazminatı” sözleşmeleri denilen sözleşmelerin artık toplu sözleşme olarak değerlendirilmediğini kaydetmiştir. Dolayısıyla Komite, Hükümet'in daha önceden yerel yönetimler ile çalışanları temsil eden örgütler arasında yapılmış olan doğrudan pazarlıklarla sonuçlandırılan tüm hususların değiştirilen mevzuat kapsamındaki merkezi pazarlık sistemi tarafından kapsanmaya devam edip etmeyeceğini ve de yerel yönetimlerdeki çalışanları temsil eden örgütlerin yeni sistem bağlamında pazarlıklarda nasıl yer alıp alamayacaklarını ve bunun nasıl olacağını belirtmesini talep etmiştir. Komite, Hükümet'in bu bağlamda yerel yönetim hizmet kollarındaki toplu sözleşmelerin diğer kollardaki sözleşmelerle aynı usulle imzalandığını ve bu koldaki bir toplu sözleşmenin KİH ile hizmet kolundaki çoğunluk sendikası arasında imzalanması gerektiğini tekrarladığını kaydetmektedir. Hükümet ayrıca, sosyal denge tazminatı sözleşmelerinin 4688 sayılı Kanun doğrultusunda toplu sözleşme olmaması nedeniyle, bu tür sözleşmeleri imzalamaya istekli ve mali açıdan gerekli imkâna sahip yerel yönetimler için Kanun'un 32. maddesinde tanımlanan farklı bir prosedürün mümkün kılındığını belirtmektedir. Bu hüküm uyarınca, belediyeler ve il özel idareleri ilgili belediye veya idaredeki temsil düzeyi en yüksek kamu görevlileri sendikası ile doğrudan sosyal denge tazminatı sözleşmesi yapabilmektedir. Komite ayrıca KESK'in 4688 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca Gaziantep ve Kocaeli belediyelerinde imzalanan sözleşmelere değindiği gözlemlerine de değinmiştir. Dolayısıyla Komite, yerel yönetim hizmetleri açısından doğrudan müzakere yapılması ve sosyal denge tazminatı sözleşmeleri imzalanması uygulamasının 32. maddede ortaya konulan çerçeve dâhilinde devam ettiğini kaydetmektedir. [Hükümet'in 2019 yılında mevcut yorumlara tam karşılık vermesi istenmektedir.] 171

Hedef paragraf seç3