ÖRGÜTLENME ÖZGÜRLÜĞÜ, TOPLU PAZARLIK VE ENDÜSTRİYEL İLİŞKİLER
ulaşamaması halinde, birimdeki tüm sendikaların, ortaklaşa veya ayrı ayrı, en azından kendi üyeleri adına toplu pazarlığa
girme hakkı olması gerektiğini bir kez daha hatırlatmaktadır. Komite, kanunun azınlık sendikalarının ortak pazarlık
yapmasına izin vererek Türk mevzuatında kabul edilen “tek işyeri veya işletme için tek sözleşme” ilkesinden de taviz
vermeden toplu pazarlığın gelişmesi için daha elverişli bir yaklaşım benimseyebileceğini vurgulamaktadır. Aynı şekilde,
Komite birden fazla sendikanın işletme barajına ulaşması halinde bu sendikaların en azından kendi üyeleri adına ortak
gönüllü toplu pazarlığa girebilmesi gerektiğini düşünmektedir. Değinilen konular ışığında, Komite, Hükümet'in sosyal
taraflara da danışarak mevzuat değişikliği yapılması için gereken önlemleri almasını ve bu bağlamda bilgi sunmasını
talep etmektedir.
Bir önceki yorumunda, Komite Hükümet’ten pazarlığa yönelik yetki belgesinin makamlar tarafından geri alınabileceği
çeşitli durumlar (yetki belgesinin alınmasından sonra 15 gün içinde müzakerelere başlamak üzere karşı tarafı çağırmamak;
ilk toplu pazarlık toplantısına katılmamak veya çağrı yapıldıktan sonra 30 gün içinde toplu pazarlığa başlamamak; bir
uyuşmazlık hakkında ilgili makamı altı iş günü içinde bilgilendirmemek; Yüksek Tahkim Kurulu'na başvurmamak;
mevzuat gereklerine uygun olarak bir grev kararı almamak veya grev başlatmamak ve grevin ertelendiği dönem sonunda
bir anlaşmaya varmamak) öngören 46(2), 47(2), 49(1), 51(1), 60(1) ve (4), 61(3) ve 63(3).maddelerin kullanımına yönelik
bilgiler sunmasını ve tarafların arzuladığı yerlerde toplu pazarlık lehine olası değişiklikler yapılması amacıyla ilgili sosyal
taraflarla birlikte uygulanmalarını gözden geçirmeye devam etmesini talep etmiştir). Komite ayrıca, TİSK’in sendikaların
usul kurallarına çok dikkat etmesinden dolayı bu hükümlerin uygulamada toplu pazarlık sürecine olumsuz bir etkisi
olmadığı yönündeki gözlemini ve Hükümet'in bu hükümlerin pazarlık prosedürünü garanti etmeyi, hızlandırmayı ve
kısaltmayı amaçladığı yönündeki beyanını da kaydetmiştir. Komite, Hükümet'in bu bağlamda hiçbir bilgi sunmadığını
üzüntüyle belirtmektedir. Komite, Hükümet'in bu hükümlerin ilgili sosyal taraflarla birlikte uygulanışını devamlı
suretle gözden geçirmesini ve bunların kullanımına ilişkin bilgi sunmasını bir kez daha talep etmektedir.
Madde 4 ve 6. Devlet idaresine dâhil olmayan kamu görevlilerinin toplu pazarlık hakları. Toplu pazarlığın somut
kapsamı. Bir önceki yorumunda, Komite 2012 yılında değiştirilen 4688 sayılı Kanun'un 28. maddesinin toplu
sözleşmelerin kapsamını sadece “sosyal ve mali haklar” ile sınırlandırdığını ve dolayısıyla çalışma süreleri, terfi ve
kariyer gibi konuları ve aynı zamanda disiplin yaptırımlarını kapsam dışında bıraktığını ifade etmiştir. Komite ayrıca
Hükümet'in bu bağlamda 2012 yılında 28. maddede yapılan değişikliklerin kamu görevlilerinin ekonomik ve sosyal
haklarını belirleme konusunda toplu pazarlığa önemli ölçüde daha geniş bir rol vermeyi amaçladığı yönündeki beyanını
da kaydetmiştir. Ancak Hükümet, pazarlık taraflarının bir mevzuat değişikliğine ihtiyaç olduğu konusunda anlaşmaya
varmaları durumunda, kamu görevlilerinin statülerinin kanun tarafından düzenlenmesi nedeniyle, bu tür bir değişikliğin
gerçekleştirilebilmesi için toplu sözleşmeye ilişkin çalışma yapılması gerektiğini eklemektedir. Komite son raporunda,
Hükümet'in sendikaların ve konfederasyonlarının mali ve sosyal haklar kapsamına girmeyen taleplerinin alınarak toplu
pazarlık dışında, daha uygun platformlarda değerlendirildiği yönündeki beyanını not etmektedir. Komite, Hükümet'in
beyanını kaydederek, Devlet idaresine dâhil olmayan kamu görevlilerinin Sözleşme'nin sağladığı güvencelerden
faydalanmaları gerektiğini ve dolayısıyla istihdam koşulları ile ilgili olarak toplu pazarlık yapabilmeleri gerektiğini ve
pazarlık edilebilir konuların kapsamını kısıtlamak üzere yetkili makamlar tarafından alınan tek taraflı önlemlerin
genellikle Sözleşme'ye aykırı olduğunu bir kez daha hatırlatmaktadır. Ancak Komite, yetkili makamlar kabul edilen
sözleşmeye uyduğu sürece, Sözleşme'nin kamu sektörü ile ilgili toplu sözleşmelerin belirli çalışma koşulları veya mali
hükümlerine ilişkin meclis onayı gerektiren sistemlerle uyumlu olduğunu da ayrıca hatırlatmak istemektedir.
Sözleşme'nin yukarıda bahsedilen kamu sektöründeki özel pazarlık biçimlerine uyumluluğunu dikkate alarak, Komite,
Hükümet'in Devlet idaresine dâhil olmayan kamu görevlilerinin toplu pazarlık haklarının somut kapsamının
Sözleşme ile tam uyum içinde olmasını sağlamak amacıyla, toplu pazarlığa tabi olan konularla ilişkin kısıtlamaların
kaldırılması için gerekli önlemleri almasını bir kez daha talep etmektedir.
Kamu sektöründe toplu pazarlık. Temsil düzeyi en yüksek işkolu sendikalarının katılımı. Bir önceki yorumunda, Komite
4688 sayılı Kanun'un 29. maddesi uyarınca, Kamu İşveren Heyeti (KİH) ve Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti'nin
(KGSH) kamu hizmetlerine yapılan toplu sözleşmelere taraf olduklarını belirtmiştir. Toplu sözleşmenin genel kısmı için
yapılan teklifler KGSH'nin konfederasyon üyeleri tarafından, her hizmet kolundaki toplu sözleşmeler için teklifler ise
ilgili işkolundan KGSH üyesi sendika temsilcisi tarafından hazırlanmaktadır. Komite ayrıca Türkiye KAMU-SEN'in bu
bağlamda, işkolundaki yetkili sendikaların verdiği tekliflerin çoğunun sözleşmenin genel kısmına ilişkin teklifler olarak
kabul edildiği ve bunun da 29. madde hükümleri uyarınca bir konfederasyon tarafından temsil edilmeleri gerektiği
anlamına geldiği ve bu mekanizmanın işkolu sendikalarını doğrudan teklif sunma haklarını kullanma kapasitelerinden
mahrum bıraktığı yönündeki gözlemine de işaret etmiştir. Her ne kadar işkolundaki temsil düzeyi en yüksek sendikalar
KGSH'de temsil edilse de, işkoluna özgü teknik komiteler içindeki pazarlıklarda yer alsalar da, KGSH içinde sahip
oldukları rolün, özellikle de taleplerinin genel veya birden fazla hizmet koluyla ilişkili olarak değerlendirildiği durumlarda
toplu sözleşmeler için teklif sunma haklarının olmaması şeklinde kısıtlandığını belirterek, Komite, Hükümet'in bu
sendikaların genel teklifler sunmalarını sağlamasını talep etmiştir. Komite, Hükümet'in bu bağlamda tüm kamu
görevlileriyle ilgili tekliflerin KGSH'de sendikaların daha üst düzey kurumları olan konfederasyonları temsil eden üyeler
tarafından tartışılmasının doğal olduğu ve sistemin 2012 yılında başlatılmasından bu yana gerçekleştirilen dört toplu
pazarlık turu sırasında, kamu görevlileri sendikalarının KGSH üyesi olarak müzakerelere katıldığı ve böylece genel
teklifleri etkileyebildiği yönündeki beyanını kaydetmektedir. Komite ayrıca Hükümet'in beyanlarının KGSH içinde
yalnızca konfederasyonların birden fazla işkoluna ilişkin teklifler sunabildiği konusunu doğrular gibi göründüğünü de
kaydetmektedir. Toplu sözleşmelerin yapılması gereken ortak kuruluşların belirlendiği ve bu kuruluşlara katılma
170