Türkiye Tarafından Onaylanan ILO Sözleşmeleri
Madde 8
•
•
Cebri veya mecburi çalıştırmaya müracaat edilmesi hususundaki her bir kararın sorumluluğu ilgili ülkenin üst sivil makamlarına düşecektir.
Ancak, bu makamlar üst mahalli makamlara işçilerin daimi oturma mahallinden uzaklaşmalarına
mahal vermeyecek şekilde, cebri veya mecburi çalıştırma yetkisi verebilirler. Bu makamlar işbu
Sözleşmenin 23 üncü maddesinde öngörülen yönetmelikle belirtilen müddetler ve şartlara tabi
olacak şekilde görevlerinin icrasından idarenin memurlarının yer değiştirmesi ve idari materyalin
nakli bahis konusu olduğu takdirde işçilerin normal ikamet mahalli haricinde icraatta bulunmaları
için cebri veya mecburi çalıştırma konulması hususunda üst mahalli makamlara da yetki verebilirler.
Madde 9
Bu Sözleşmenin 10’uncu maddesinde belirtilen aksi hükümler hariç, cebri veya mecburi
çalıştırma koyma hakkına haiz herhangi bir makam önce;
a. Verilecek hizmetin onu icra etmesi talep edilen toplum için önemli ve doğrudan doğruya toplum
menfaatine olduğuna,
b. Bu hizmet veya işin hali hazır veya yakın gelecek zarurete haiz olduğuna;
c. İlgili ülkede benzeri iş veya hizmetler için geçerli olanlardan düşük olmayan ücret ve çalışma
şartları önerilmesine rağmen bu hizmetin yerine getirilmesi veya işin yapılması için gönüllü iş
gücü temini mümkün olmadığına ve
d. iş veya hizmetin, mevcut işgücü ve onun söz konusu işi yapma kabiliyeti göz önüne alınarak, söz
konusu halka çok ağır bir yük teşkil etmediğine kani olduğu takdirde ancak bu çalıştırma şekline
müsaade etmelidir.
Madde 10
•
•
Vergi olarak talep edilen cebri veya mecburi çalıştırma ve idare görevleri icra eden şefler tarafından kamu menfaatine çalışmalar için konulan cebri veya mecburi çalıştırma tedricen
kaldırılacaktır.
Bu kaldırmayı beklerken, vergi olarak cebri veya mecburi çalıştırma talep edildiği veya kamu
menfaatine çalışmalar için idari görevleri icra eden şefler tarafından cebri veya mecburi
çalıştırma konulduğu takdirde ilgili makamlar ilk önce:
a. Yapılacak iş veya verilecek hizmetin onu icra etmesi talep edilen toplum için önemli ve
doğrudan doğruya toplum menfaatine olduğuna;
b. Bu hizmet veya işin hali hazır veya kaçınılmaz olarak yakında doğacak bir ihtiyacı
karşıladığına
c. iş veya hizmetin mevcut iş gücü ve onun söz konusu işi yapma kabiliyeti göz önüne
alınarak, söz konusu halka çok ağır bir yük teşkil etmediğine;
d. Bu iş veya hizmetin icrasının işçileri daimi ikametgâhlarının olduğu mahalden uzaklaştırmaya mecbur etmeyeceğine;
e. Bir iş veya hizmetin icrasının dinin, sosyal yaşamın veya tarımın icaplarıyla uyumlu yönlendirileceğine kani olmalıdırlar.
28
37